Kombi seçiminde üç önemli kriter bulunuyor. Evin metrekaresi, bulunduğu yön ve bulunduğu kat. Ama evi kombinin değil radyatörlerin ısıttığı gerçeği göz önünde bulundurulmalı. Onun için düzgün radyatörler seçilmeli ki, kombiden alınan ısıl değerle radyatör ısıtılabilsin. 80-90 metrekare alana 17 bin kilokalorilik kombiler, 90-150 metrekarelik alana 20 bin kilokalorilik kombiler, 150 metrekare ve üzeri yerler için ise 24 bin– 6 bin kilokalori arası kombiler uygun görülüyor.
Yalıtımın iyi olup olmadığı da kombi seçiminde önemli. Öncelikle alacağınız kombinin yeterli teknik servis hizmeti ve yedek parçaların bulunabilir olmasına dikkat edin. Kombinin sessiz çalışması da önemli bir nokta. Kombi kullanan tanıdıklarınızın şikayet ve övgülerine dikkat edin. Firmaların cihazları için verdikleri garanti ve sigortalarını inceleyin. TSE, CE ve ISO 9002 sertifikasının olmasını önemseyin. Kombinin dışına değil, dış kapağı açtırıp içine bakın. Yakıtta en cimri olanı seçin. Cihazın tipine ve ısıl kapasitesine mutlaka dairenizi inceleterek karar verin. Tam bir mühendislik çalışması yaptırmadan (ısı hesabı, baca analizi gibi) cihazınızı almayın. Mutlaka yetkili bayiye monte ettirin.
Bacalı kombi: Bacalı kombiler; yanma esnasında gerekli oksijeni ortamdan alırlar ve yanma sonunda oluşan atık gazları, uygun bir baca vasıtasıyla dışarıya atarlar. Burada bacaların standartlara uygun olarak yapılması ve sızdırmaz olması çok önemlidir.
Hermetik kombi: Hermetik kombilerde yanma için gerekli olan hava bir fan kiti ile dış atmosferden alınıp yanma sonucunda oluşan atık gaz aynı sistemle atmosfere atılmaktadır. Yanma sırasında ortam havası kullanılmadığından ortamı havalandırmaya gerek yoktur.
Yoğuşmalı kombi: Turbo eşanjör sistemi ile atıkgaz sıcaklığı düşürülerek yanma sonucu oluşan su buharının enerjisi sisteme geri kazandırılır. Normal kombilerden alınan verim yüzde 80-90 arası iken, yoğuşmalı kombilerde yüzde 105 ile 109 arasıdır. ~
Bunları atlamayın!
Kullandığınız kadar yakar, yaktığınız kadar ödersiniz. Sıcak su için ayrı bir ekipmana ihtiyaç yoktur. Sessiz çalışır, az yer kaplar ve kolay taşınırlar. Kombide alev sönmesine, gaz kaçaklarına, aşırı sıcaklık ve soğukluğa, baca tepmesine ve baca çekmemesine karşı TSE’nin koymuş olduğu her türlü önlem ve tertibat alınmıştır. Kombiler otomatik kumanda panelinden gündüz ve gece sıcaklıkları ayarlanarak 24 saat sürekli açık tutulabilir. Kombiyi kısa sürelerde açıp kapatmak ve bu işlemi defalarca tekrarlamak; hem daha fazla yakıt tüketimine, hem de cihazın ömrünün azalmasına neden olabilir. Bunun yerine kombiyi; kısık ayarda sürekli çalıştırmak, daha az yakıt tüketimi sağlayacaktır.
The post Kombi alırken nelere dikkat etmelisiniz? appeared first on Venessa Mühendislik.
]]>The post Yapılarda Tadilat Nasıl Yapılmalıdır? appeared first on Venessa Mühendislik.
]]>Tadilat firmaları yapıların değerini arttırmada ve daha kaliteli bir yaşam alanı üretmede son derece avantajlı hizmetler sunmaktadır. Sürekli olarak içinde yaşadığımız ve kullandığımız yapılar kullanım hatalarından olacağı gibi aynı zamanda çevresel faktörlerden dolayı da zarar görmektedir. Hangi nedenden olursa olsun yapılardaki hataların, arızaların ve tamiratların bir an önce düzeltilmesi ve kaliteli bir hale getirilmesi gerekmektedir.
Tadilat, tamirat, dekorasyon ve yalıtım işlemleri için Mersin Dekorasyon ve Tadilat firmaları arasındaki en profesyonel işlemleri uygulayan tadilat Venessa Mühendislik her konuda yardımcı olacak ve en uygun fiyatlar ile bu işlemleri sunacaktır. Tadilat firmasını seçerken dikkat edilmesi gereken temel noktalar vardır. Bu noktaların başında da tadilat firmasının kullandığı malzeme kalitesi ve işçilik mahareti gelmektedir.
Kaliteli malzemeler ile ve kaliteli bir işçilik ile yapılacak olan tadilat işlemleri her zaman için en iyi sonuçları verecek ve tamamen uzun yıllar garanti oluşturacaktır. Mersin tadilat firmaları ve dekorasyon firmaları içerisinde yer alan Venessa Mühendislik öncelikle yapının tadilat edilecek bölgesinin sorunlarını incelemektedir.
Tadilat yapılacak alanın neden tadilata ihtiyaç duyduğu, ne gibi bir durumdan dolayı hasar oluştuğu gibi sorunlar belirlenecek ve sonrasında da çalışmalara başlanacaktır. Bu şekilde yapılacak olan bir çalışma her zaman için daha iyi sonuçlar verecektir. Çünkü aynı bölgenin bir daha aynı nedenden dolayı hasar görmesinin tamamen önüne geçilmiş olunacaktır.
Tadilat ve dekorasyon işlemlerinde Avrupa standartları kalitesinde üretilmiş olan malzemeler ile işlem uygulanması her zaman için en iyi sonuçları verecektir. Kaliteli malzemeler ile ve kaliteli bir işçilik ile yapılacak olan tamirat ve dekorasyon işlemleri sizleri fazla masraflardan kurtaracak ve daha uzun süreler kaliteli bir yaşam imkanı sunacaktır.
Tadilat ve tamirat kadar gerekli olan diğer bir yapı işlemi ise çatı izolasyonu ve ses izolasyonu olacaktır. Ses izolasyonu ile daha kaliteli alanlar oluşacak ve evlerde ses sistemleri ev sinema sistemleri en rahat şekilde kullanılabilecektir. Çatı izolasyonu sayesinde de yapının hiçbir şekilde sorun yaşamayacağı ve enerji tasarrufunu en iyi şekilde sağlayacağı bir durum oluşturulacaktır.
The post Yapılarda Tadilat Nasıl Yapılmalıdır? appeared first on Venessa Mühendislik.
]]>The post Enerjiden Tasarruf Etmenin Yolları appeared first on Venessa Mühendislik.
]]>The post Enerjiden Tasarruf Etmenin Yolları appeared first on Venessa Mühendislik.
]]>The post Neden Doğalgaz? appeared first on Venessa Mühendislik.
]]>Ekonomik gelişmişlik, refah, sosyal yaşam kalitesi gibi pek çok bileşenin temelinde enerji yer alıyor. Teknoloji geliştikçe ve insanoğlunun ihtiyaçları çeşitlendikçe enerji ihtiyacı da buna paralel olarak hızlı bir artış gösteriyor. İlerleme için, kurduğumuz medeniyetleri yarına taşımak için enerjiye olan ihtiyacımızın artarak devam edeceğini öngörmek zor değil.
Artan enerji ihtiyacı, ne yazık ki çeşitli çevre sorunlarını da beraberinde getiriyor. Yaşanan bu çevre sorunlarının önüne nasıl geçileceği, doğaya ve insana olumsuz etkilerinin nasıl azaltılacağı, bugün tüm dünya ülkelerinin ortak problemi haline gelmiş bulunuyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre; bugünkü enerji üretim ve tüketim alışkanlıkları aynen devam ettirildiği takdirde, 2020 yılında dünya enerji ihtiyacının 1995 yılına göre %65 artacağı ve bu ihtiyacın %92’sinin fosil yakıtlardan karşılanacağı, böyle bir durumda da atmosferdeki karbon emisyonlarının bugüne göre %70 artacağı tahmin ediliyor.
Yaşanacak sorunlar elbette bununla da sınırlı değil. çevre problemlerinin benzer başka çevre problemlerini de tetikleyici girift yapısı küresel ısınma başta olmak üzere pek çok başka çevre problemini de beraberinde getiriyor. Karbon emisyonlarının mevcut artışıyla devam etmesi durumunda 2100 yılına kadar ortalama küresel sıcaklığın 1 ile 3,5 °C arasında artış göstermesi bekleniyor. Deniz seviyesinde buna bağlı olarak beklenen yükselmeler ve bazı yaşam alanlarının su altında kalması da öngörüler arasında. Yaşanacak bu tür çevre felaketleri iklim değişikliklerine, iklim değişiklikleri de tarım ve yaşam alanlarının yok olmasına, uzun vadede kitlesel açlık ve salgın hastalık risklerine gebe.
Özetle denilebilir ki; bazı tedbirler bugünden alınmaz ve çevre konusunda harekete geçilmezse, insanlık için büyük felaketler kapıda bekliyor.
Japonya’nın Kyoto kentinde 1997 ‘de düzenlenen ve “Sera Gazları Emisyonları Konusunda Kyoto İklim Değişim Protokolü” olarak adlandırılan toplantıya katılan ülkeler, enerji üretim ve tüketim alışkanlıklarını değiştirmeye yönelik uzun vadeli bir iyileştirme sürecini başlattılar. Toplantıda küresel ısınmanın çok ciddi bir sorun olduğunu kabul ederek, 2008-2012 yılları arasında sera gazları emisyonlarını 1990’lı yıllardaki seviyesinden %5 daha aşağıya çekme konusunda bağlayıcı karar aldılar.
Bugün gündemde oldukça yoğun biçimde yer alan karbon emisyonları ve çevreye etkileri gibi konularda ülkelerin, şirketlerin ve insanların yapabileceği, yapması gereken pek çok şey söz konusu. Enerji kullanımını azaltmak, kişisel alışkanlıkları değiştirmek veya bunlar üzerinde kısıtlamalar getirmek oldukça güç ve kısa vadede başarılması ne yazık ki pek de kolay olmayan hedefler gibi görünüyor.
Ancak, enerji talebini karşılamak için hangi enerji kaynaklarının kullanılacağı gibi tercihlerde bazı farklılıklara giderek, kısa vadede bazı çözümler ortaya koymak da mümkün. İşte doğal gazın önemi de bu noktada ortaya çıkıyor. Doğal gaz gibi daha az karbon yoğun yakıtların tercih edilmesi, çevre etkileri bakımından oldukça önemli katkılar sunabilecek adımlar olarak değerlendirilmektedir.
Bireysel veya toplumsal olarak, ülkeler veya şirketler olarak enerjimizi daha verimli kullanmalı; tasarruf kadar ihtiyaçlarımız ve enerji konusundaki tercihlerimizin de verimlilik üzerinde önemi olduğunu unutmamalıyız.
1) Doğal gaz diğer yakıt türlerine göre daha temiz bir yakıttır. İçerisinde kükürt ve organik kükürt bileşikleri yok denecek kadar azdır. Böylece yanma sonucunda kükürtlü gazların atmosferi kirletmesi söz konusu değildir. Doğal gaz yandığında kül bırakmaz, çöp dağlarında sorun yaratmaz. Kısaca, petrol ürünleri ve kömürün tersine kullanımı çevre kirliliğine çok az etki eder.
2) Doğal gaz kolay ve verimli yanan bir gazdır.
3) Doğal gazla hassas ısı ayarı yapmak olanaklıdır.
4) Endüstriyel uygulamalarda doğal gazın kullanımı sadece enerji tasarrufu sağlamakla kalmaz, verimliliği de artırır, ürün kalitesini yükseltir, işletme ve bakım giderlerini en aza indirir.
5) Doğal gaz diğer yakacaklarda olduğu gibi depolama ve yakıt hazırlama (kırma, ön ısıtma v.b.)işlemleri gerektirmez. Dağıtma şebekesinden alındığı biçimiyle yakıcı sistemlerde kullanılır.
6) Doğal gaz ile çalışan cihazların otomatik kontrolü kolaydır. Emniyetli bir kontrol kumanda sistemi kurmak olasıdır. vs.
Bu üstünlüklerden dolayı doğalgaz kullanımı dünyada hızla artmaktadır, her geçen gün daha fazla tercih edilmektedir.
The post Neden Doğalgaz? appeared first on Venessa Mühendislik.
]]>